Geçtiğimiz dönemlerde de insan ömründe nisbi olarak bir artış yaşanmış, ancak hiçbir dönemde 21. yüzyılda olduğu gibi gözle görülür bir artış olmamıştır. Yapılan araştırmalar insan ömrünün bu yüzyılda %50 oranında arttığını, 100 yaşını geçen insanların sayısının önümüzdeki yıllarda çok daha fazla olacağını ortaya koymuştur. Nitekim yaşanan tüm gelişmeler Peygamber Efendimiz (sav)'in 1400 yıl önce hadislerinde haber verdiği bu gerçeği doğrulamaktadır. Bunlardan biri de Alzheimer ve Parkinson hastalıkları konusunda yapılan araştırmalarda elde edilen bulgulardır.Daily Mail'deki habere göre, bilim adamları solucanlarda, oksijen azken bile hücreleri canlı tutan ve Alzheimer gibi hastalıkların sebebi olduğu düşünülen zehirli proteinleri bertaraf eden HIF adı verilen bir proteinin varlığını keşfetti.
Solucanların bu sayede sadece yüzde 30 daha uzun süre yaşamakla kalmayıp, hücrelerinin alzheimer ve parkinson gibi hastalıklarla bağlantılı olan tahrip edici proteinlere karşı daha dayanıklı olduğu görüldü.
(Bilimveteknoloji.org)
Vakit Gazetesi / 10.03.2010
Müminler fiziksel olarak tertemiz insanlardır. Bedenleri, yedikleri yiyecekler, giydikleri giysiler, yaşadıkları ortamlar her zaman temizliği ve düzeniyle göze çarpar. Bulundukları her yeri Kuran'da tarif edilen, tertemiz cennet ortamlarına benzetmeye çalışırlar.
Allah müminlerin temizlik anlayışının nasıl olması gerektiğine, aşağıdaki ayetlerde dikkat çekmiştir:
Elbiseni temizle. Pislikten kaçınıp-uzaklaş. (Müddessir Suresi, 4-5)
Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin... (Bakara Suresi, 172)
Bana hiçbir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, kıyam edenler, rükua ve sücuda varanlar için Evimi tertemiz tut. (Hac Suresi, 26)
Darwinist aldatmaca yönteminin en açık tanımını, kendisi de bir Darwinist olan ve yaptığı katliamları Darwinizm'den ilham alarak gerçekleştiren 20. yüzyılın en zalim diktatörü Adolf Hitler'in sözlerinden anlayabiliriz:
1922'de, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi müdürü Henry Fairfield Osborn, Batı Nebraska'da Pliosen dönemine ait bir azı dişi fosili bulduğunu açıkladı. Bu diş, iddiaya göre, insan ve maymunların ortak özelliklerini taşımaktaydı. Çok geçmeden konuyla ilgili bilimsel tartışmalar başladı. Büyük tartışmalara neden olan bu diş fosiline "Nebraska Adamı" adı verildi.




IBM, yüksek çözünürlüklü bir filmin tamamını 1 saniyede iletebilecek kapasitede bir çip (yonga) geliştirdiğini açıkladı. Çipin kapasitesi New York kenti ile anlatıldı.
BİN YILDAN DAHA ESKİ İSKELET KEMİKLERİ, İMAM MEHDİ (A.S.) İLE KONUŞACAKLAR.(Mikyaal al-Makaarem, c. 1, s. 223-224)
Şeytanın kullandığı yöntemlerden biri de insanları olumsuz konuşmaya teşvik etmesidir. Şeytanın bu telkini altına giren bir insan, bazı durumlarda olumsuz konuşmanın son derece gerekli ve faydalı olduğuna inanır. Oysa bir konuda ilerleme kaydetmek ve daha yapıcı sonuçlar elde etmek isteyen bir insanın, geçmişteki ya da halihazırdaki var olan olumsuz yönleri, olumsuz şartları dile getirmesi, tam tersine kişilere zarar verip yıkıcı etki de yapabilir. Kişi o an için meydana getirdiği bu sonuçların farkına varmayabilir. Makbul olan, olumsuzu hiç dile getirmeden, onun çözümü olacak olan olumlusunu konuşmaktır. Bu, bir konuyu hallederken her iki tarafa da olumlu telkin yapacak bir ahlaktır. Olayların sürekli olumsuz yönleri üzerinde durmak ise, ortada sanki bir açmaz varmış telkini verir. Adeta aşılması ve unutulması mümkün olmayan, kişilerin hayatları boyunca peşlerini bırakmayacak kalıcı hasarlarmış gibi bir hipnoz etkisi yapabilir. Oysa olumsuz yönler, dile getirilmediği ve onları giderecek olumlu tedbirler alındığı takdirde de, hızla yok olur ve eriyip gider.
Ernst Haeckel 1868'de yazdığı Doğal Yaratılış Tarihi isimli kitabında insan, maymun ve köpek embriyolarını kullanarak bazı karşılaştırmalar yaptığını öne sürdü. Yaptığı çizimler, birbirleri ile neredeyse tamamen aynı görünümdeki canlı embriyolarından oluşuyordu. Haeckel, bu çizimden yola çıkarak söz konusu canlıların ortak bir kökenden geldiklerini savunmuştu.
Üzerinde yaşadığımız dünya bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz sayısız dengenin her an korunması ile varlığını sürdürebilmektedir. Galaksilerin, yıldız ve gezegenlerin dönüş hızları, yoğunluklukları ve sıcaklıkları, evrenin genişleme hızı ve kütlesi, besin döngüsü, su döngüsü, azot döngüsü bu hassas dengelerden yalnızca bazılarıdır. Dünya üzerinde canlı cansız varlıkların ayakta kalabilmeleri, söz konusu dengelerin her an olağanüstü ince hesaplarla, son derece kusursuz bir şekilde işlemesine bağlıdır. Mükemmel bir uyum içerisinde işleyen bu sistemler zincirine ait sayısız halkadan tek bir tanesinin bile eksik olması ya da işlevinde bir sorun olması, insanın hayal dahi edemeyeceği aksaklıklara yol açar. Öyle ki bu sorun dünyadaki canlılığın tamamen yok olmasına neden olabilir.


Kral Karadeniz ve Adıyaman Asu TV, 07 Aralık 2009
Mümin şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)) Deccal'i görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der.DECCAL HEMEN ONUNLA İLGİLİ EMRİNİ VERİR DE o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın" der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer DECCAL ONU (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) İKİ ELİNDEN VE İKİ AYAĞINDAN YAKALAR DA FIRLATIR ATAR. İnsanlar Deccal'in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.1
1/100 saniyenin altın madalyayı belirlediği olimpiyat yarışmalarında, yarışmacılar açısından suyun vücutlarının üzerinde oluşturduğu sürtünme direnci oldukça önemlidir. Bu nedenle birçok yüzücü, sürtünme direncini en aza indirecek yeni mayoları tercih etmektedir. Bu mayolar yüzücüde olabildiğince geniş bir yüzeyi kaplar ve vücuda sımsıkı yapışır. Mayonun kumaşı, dikey reçine şeritleri üstüne köpek balığı derisinin özelliklerini taşıyan bir dokumadan ibarettir.
Yeni Asya Gazetesi, Vakit / 04.03.2010

İnsan bazen küçük konuları gereğinden fazla büyütür. Ehemmiyetsiz olduğu halde sıradan bir konuyu, o an için hayatının en önemli konusu olarak görür. Dikkatini bu duruma verdikçe, o küçük konu, gözünde giderek daha da büyümeye ve kendisine daha da fazla rahatsızlık vermeye başlar.
Ebu Said El-Hudri, İslam Peygamberi (sav)’den nakletmiştir, “Ahir zamanda dönemin hakimleri tarafından halkıma benzeri hiç görülmemiş dehşetli zulümler uygulanacaktır; öyle şiddetli olacaktır ki dünya onlara dar gelecek, yeryüzü adaletsizlik ve zulümle dolup taşacaktır, DİNDAR HALKLARIN HİÇBİR SIĞINAĞI KALMAYACAKTIR. İşte tam bu zamanda Yüce Allah benim soyumdan birini çıkartacak, önceden adaletsizlik ve zulümle dolduğu gibi, yeryüzünü adalet ve eşitlik ile dolduracaktır.DÜNYA ŞENLENECEK, İLAHİ NİMETLER YERYÜZÜNE İNECEK VE BİRKAÇ YIL BOYUNCA BU DÖNEMDE YAŞAYANLAR, ‘KEŞKE ÖLENLER HAYATTA OLUP DA BU YAŞANANLARI GÖRSELERDİ,’ DİYECEKLERDİR.


